15 Haziran 2009 Pazartesi

Carrara'ya Yolculuk

13 Haziran sabah 8.15 de memleketim Çanakkale/Çan dan öncelikle İstanbul Atatürk Havaalanına gidebilmek için yola çıktım. Bütün yılın yorgunluğu otobüse binince üzerime çökmüş olacak ki 4 saat uyumuşum gözlerimi açtığımda Bursa’ya gelmişiz. Otobüse bindiğimde yanımda kimse yoktu uyandığım zaman yanımda 75 yaşında bir teyze oturuyor, uyandığımı fark edince teyze muhabbet etmeye başladı. Nerelisin, nereye gidiyorsun, evli misin, bekar mısın, ne işin var elin gavur memleketinde gibi konuşmalar geçti. Teyzeye gerekli açıklamaları yaptıktan sonra onun Gemlikte inme zamanı geldi. Bir büyük olarak tavsiyelerini yaptı ve indi. Arkasından Gemlikten bir bayan bindi. Elimde LDV proje ajandasını görünce ajandayı nereden aldığımı falan sordu. Proje ile ilgili olduğunu falan söyledim. Proje kapsamında İtalya ya gittiğimi söyledim. Sonra bayan tanışmak istedi MSN adresini Mail adresini ve telefon numaralarını verdi. Kendisi Romanya’da Tıp Fakültesi öğrencisiymiş ve son sınıftaymış. 2. Üniversitesi olduğunu ve yakında biteceğini söyledi. İlk üniversitesini Hollanda da Genetik Mühendisliği bölümünü okumuş ve orada 3 yıl Hollanda’nın Ulusal Ajansında Projelerle ilgili görev almış.. Yapacağımız projelerle ilgili bize destek olabileceğini söyledi. Türkiye’deki Yolculuğum çok güzel geçti. İnsanlarla iletişim kurmam bir şeyler paylaşmam benim uykumu kaçırdı ve güzel şeyler paylaştım.

İstanbul Esenler terminaline geldiğimde afedersiniz Kro nun biri ben daha otobüsten inmeden benim valizi almış taşıma arabasına nereye götüreyim diye beni bekliyor. 5 Lira at nereye gidecekse götüreyim dedi bende sen 10 lira ver ben onu istediğim yere götüreyim dedim öyle deyince valizi bıraktı.

Esenler Terminalinden Metro ya bindim ve Atatürk Havaalanına geldim. Burada da Sabri, Hatice ve Eren ile buluştuk. Tabi burada kötü haberi aldık. Milano ya indiğimizde Carrara'ya tren yokmuş. Neyse sonra Checkin işlemlerimizi yaptırdıktan sonra Free Shop’ların bulunduğu bölüme geçtik. Uçak saatine kadar bekleme salonu falan zaman geçirdik.

Sonra sıra geldi uçağa binebilmemiz için son kontrollerin yapılmasına kontrollerimiz yapıldı ve uçağa doğru yürümeye başladık. Sabri videoya çekiyordu bizim heyecanlı halimizi fakat biz tam uçağa binerken Sabri bekleme salonunda bilgisayarını unuttuğunu farketti ve koşarak gidip şarza taktığı Laptop'unu alıp geldi. Sabri aklınca nabız ölçüyordu ama ama hiç heyecan yoktu. Çünkü hala her şey birer hayaldi benim için o yüzden heyecan yoktu.

Evet uçakta yerlerimizi aldık. Hatice arkadaşımız maskesini taktı Domuz Gribi bulaşmasın diye fakat nefes alamayınca çıkardı.
İşte Milano ya ilk adımlarımız uçaktan iniş ve otobüslerin ne tarafatan kalktığını izleme.
Milano hava alanındayız.
Milano Tren İstasyonuna ulaşım ve bekleme salonunda arkadaşımız Sabri'nin yolculuk için hazırlattığı yiyecekleri bizimle paylaşması. Fakat ben yorgunluktan yiyecek düşünemediğim için hiçbirşey yiyemedim. Allah razı olsun Sabriden. Yorgundum fakat uyuyamadım çünkü Senegalli bir vatandaşın alkolün etkisiyle Polislere özlü sözler söylemesinin ardından sonunda uyuması herkesi rahatlatmıştı. Fakat sonra; devamı aşağıda. Gecenin 3 ünde banktan düşmesi bize ve diğer kişilere deprem oluyor korkusu verdi ve herkes uyandı ama o kafasını mermere çarpınca bir daha uyanmadı ve sonra biri düşer biri yatar misali bir başkası onun yerini aldı.
Maceralı bir gecenin ardından sabah 7 de Carrara ya gidebilmek için trene bindik. 3 saat sonra Carrara'ya ulaştık.

Videolar için tıklayın: http://dailymotion.virgilio.it/ictformarble

Hiç yorum yok: